Anne ve Babanızın

Anne ve Babanızın
25 Mart 2017 tarihinde eklendi, 1.977 kez okundu.

Ben Almanya’da doğdum ve orada yaşıyorum. 14 yaşımda babamdan şiddet gördüğüm için kız yetiştirme yurduna verildim. ılk aşık olduğum yaşlar da o yıllardı. Birini çok sevdim, iki buçuk yıl birlikteydik. Babam bana “Seni istemiyorum” dediği dönemlerde hep o vardı yanımda. Bir gün o da bitti. Bitiren ben oldum. Bir inat uğruna bitirdim.

ıki haftalık bir ayrılık yaşadığımız o dönemde, bir arkadaşım gelip bana “O nişanlanmış” dedi. O sıralarda da peşimde dolanan bir bey vardı. “O nişanlanırsa ben de evlenirim” dedim. Ve 16 yaşımda, ilk evliliğimi yaptım. Ne evlilikti ama… Bana verdiği isim yalandı, doğduğu memleketi yalandı. Her şeyi yalandı. Ve ben en büyük yanlışı yapmıştım ama henüz idrak edemiyordum. ıki yıla yakın devam etti bu evlilik. Görmediğim işkence kalmamıştı? Fakat gidecek bir kapım yoktu ve tekrar yurda düşmek istemiyordum. Ta ki bu adam yurtdışı edilinceye kadar…

Her şeyde bir hayır vardır derler ya, çok doğru. O gidince ben de kocamdır mantığıyla, peşinden gittim. Dört ay onun ve ailesinin yanında kaldım. Ama o dört ay hiç bitmeyecek gibi geldi bana. Böyle bir aile görmemiştim. Banyoda uzun kalıyorum diye saçımı kestiler. Resmi nikâh istedim, diye yanımda götürdüğüm parayı elimden aldılar. “Git ne yaparsan yap, para bul; nikah yapalım” dediler. Benden küçük kaynım beni dövüyordu. Kurtuluşum yoktu sanki…

Sonunda çalışma bahanesiyle tekrar ülkeme geçtim. Fakat bomba orada patladı. Benim dayımın kızı karşıma geçip eşim olan o adam için, “Artık onu aramana gerek yok. Buraya gelip gittiğinizden bu yana biz görüşüyoruz, aramızda her şey yaşandı” dedi. Dondum kaldım. “Tamam” deyip kayıplara karıştım.

Sonunda Türkiye’deki babamın ailesine sığındım. Onlar da beni bir odaya kilitlediler. Babamın babası bana iki seçenek sundu; ya tekerlekli sandalyeye mahkûm bir beyle evlenecektim ya da Almanya’ya gelip yerleşmek isteyen biriyle. Türkiye’den ayrılmak zorundaydım. Çünkü Türkiye’de hiçbir şey bilmiyordum, yoluma devam edemiyordum. “Beni Almanya’ya yollayın ne isterseniz yaparım” dedim.

Babam beni Almanya’ya getirdi. Her lokmamı başıma kakıyordu. Bense okula kayıt olup, tekrar denemek istiyordum. Bir gün, babamın babası beni evlendireceğini, söyledi. Babam ise kabullenmiş görünüyordu. Bu beni yıktı daha birinden ayrılalı sekiz ay olmuştu. Bir de beni seven biri vardı, ondan yardım istedim. Onun yanına gidip, izimi kaybettirdim.
şu an o arkadaşımla beş yıldır evliyim, bir de kızım var; dört yaşında.

Eşim bana bir defa bile elini kaldırmadı. Ne desem kabul eder. Çok iyi bir evliliğim var. Bu yaz o kötü anılarımdan beri ilk defa Türkiye’ye gittim. Hem baba tarafıma, hem de eşimin tarafına. Belki inanmayacaksınız ama öz babam tarafından yine dövüldüm ve kovuldum. Suçum annemi dövüyor, diye araya girmem oldu.

Eşimin ailesi ile tanıştım ve çok mutlu oldum. Hele bir kaynım var ki, 24 yaşında. Bana iki öz bacımın yapmadığını yaptı. Beni öylesine sahiplendi, öylesine etrafımda dönüştürdü ki, anlatamam. Yine ağlamaya başladım. Çocuğun cebinde beş kuruş parası yok belki ama öylesine bir yüreği var ki öylesine yer etti ki gönlümde.

“Sen bacımdan ötesin” dedi bana. Ben ilk defa böyle bir söz duydum. Keşke şu Almanya’da da böyle bir kardeşim olsaydı be. Artık bir eşim bir de kızım var demiyorum. Öz olmasa da özden öte bir kardeşim de var Türkiye’de. Türkiye’ye gitmek için bir sebebim var artık.

Almanya’ya döndüm. şöyle bir etrafıma baktım. Ailemden kimse yanımda değil, geçmişime bakıyorum bakılacak gibi değil. Anne-baba zaten 14 yaşımdan bu yana yoklar. Kardeşlerim dersen, ayrı yerlere dağıldılar. Kimseyle görüşmüyorum. Evliliğime bakıyorum çok güzel gidiyor. Ama kardeşim dediğim gencin maddi açıdan durumu çok kötü ve ben ona yardım edebilecek durumda değilim. Onu Almanya’ya getirmek çok zor, getiremiyorum.

Benim şu Almanya’da böyle bir kardeşim olması hakkım değil mi? Annem ve babamı sildim. Yalnız kalmaktan bıktım. Eşim hariç birinin beni sahiplenmesi ne kadar güzel olurdu. şimdi buradan tüm genç kızlara sesleniyorum. Sakın ha bir hata yapıp erkenden evlenmeye kalkışmayın. Sonucu çok acı oluyor. Ve çektiklerinizi unutamıyorsunuz. 23 yaşında kendinizi 23 gibi hissetmiyorsunuz.

Anne babalara da sözüm var. Kızlarınıza insan gibi davranın. Eve 15 dakika geç geldi diye birinin burnu kırılmaz. Veya dul kaldı diye önünüze çıkan ilk kişiye satılmaz. Benim de kızım var ama ben ailemin bana yaptığı hataları ona yapmayacağım. Ben kızıma hem anne olacağım, hem arkadaş. Ben başkaları için yaşamayacağım.
Anne babasının yanından kurtulmak için evliliği seçen genç kızlar. Yapmayın, bu çare değil…


Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git