Aşk Acısından Kurtulmanın Yolları

Aşk Acısından Kurtulmanın Yolları
25 Mart 2017 tarihinde eklendi, 902 kez okundu.

Bir ilişki veya evliliği kurtarmak adına elinizden gelen her şeyi yaptığınıza inanıyor ancak buna karşılık hala düzelmediğini görüyorsanız artık yolun sonuna gelmişsiniz demektir. Evet, kuşkusuz ki bunu kabullenmek oldukça zordur. Hele hele de uzun süre devam eden bir ilişki söz konusuysa… Peki, yüreğinizi yakan bu aşk acısından nasıl kurtulacaksınız?

İşte, aşk acısından kurtulmanın yolları!

1- Onu Özgür Bırakın; Yıllardır kalbinizdeydi. Onsuz olabilme fikri dahi sizi deli etmeye yeterdi. Ancak şöyle düşünün; Siz bu kadar çaba gösterdiğiniz halde o kılını dahi kıpırdatmamışsa artık sizin kalbinizde kalmak istemiyor demektir. Kimseyi hapsedemeyeceğinize göre artık onu olduğu yerden çıkararak özgür bırakmanın vakti gelmiş demektir. Unutmayın, o zaman bedenen gitmişti şimdi onu ruhen de göndermenin tam zamanı.

2- Hem Onu Hem de Kendinizi Affedin; Sonu ne şekilde biterse bitsin, yaşamız olduğunuz onlarca güzel anıda unutmayın ki onunda payı bulunuyor. Şayet o olmasaydı siz bu güzel günlerin ve anıların sahibi olamayacaktınız. O halde onu affedin. Sonra da ona teşekkür edin. Ardından yaptıklarınız ve yapamadıklarınızla yaşadığınız her şeyi olduğu gibi kabul edin ve kendinizi de affedin. Kendinizi bağışlayın ki bundan sonra çok daha sağlıklı ilişkiler kurabilesiniz. Zaten aşk acısından kurtulmanın yolları arasında en önemli madde budur. Kendinizi ve partnerinizi affetmemeniz halinde kendinizi sürekli ilişkiniz ile ilgili mahkemeler yaparken bulur ve yeni bir ilişkiye başlama ihtimallerinizi sürekli olarak pas geçtiğinizin farkına bile varmazsınız.

3- Devrimci Olun; Büyük üstat Nazım Hikmet ne diyor? ”Gitmek yalnızca bir eylemdir. Unutmak ise koca bir devrim.” Evet, o gidiyor öyleyse bırakın eylemci olsun ve siz devrimci olmayı tercih edin. Yüreğinizde, benliğinizde ve kalbinizde büyük bir devrim yapın. Unutabilmeyi aklınızdan her şeyi çıkarmak olarak algılamayın. Elbette ki hiçbir şeyi unutmayacaksınız ancak onsuz olmayı sindirerek yaşamayı öğreneceksiniz.

4- Acınızı Yaşamaktan Çekinmeyin; Gidiyor olması sizde yoksunluk hissi yaratacaktır. Bunun çok büyük bir acı verdiğini herkes biliyor. Bu durumda dünyadaki hiçbir şey umurunuzda olmayacağı gibi ailenizi, arkadaşlarınızı kıracaksınız. Hiç gocunmadan ve çekinmeden yaşayın bunları. Bırakın gözyaşlarınızı, sınırsızca aksınlar. Unutmayın dünyadaki hiçbir acı yaşanmadan bitmez. Kimse dibe vurmadan zirveye çıkamaz. Kendinizi biraz zamanın şefkatli kollarına bırakın ancak bunu yaparken daima düzelmeyi ummayı unutmayın.

5- Hesaplaşmaktan Vazgeçin;  Bu noktaya gelene dek yaşadığınız sorunu onunla defalarca kez konuşmuş olmanız çok yüksek bir ihtimal. Ancak anlaşılan o ki bu konuşmalarda herhangi bir sonuca varmanıza pek de yardımcı olmadı. Belki karşılıklı olarak birbirinizi suçladınız belki de konuşmalarınız şiddetli birer kavgaya dönüştü. Ancak artık bitti. Tekrar başa dönerek bir kez daha hesaplaşmaya kalkışmanızın hiçbir anlamı yok. Bu tarz bir hesaplaşma sizi yeniden bunalıma sürüklemekten başka hiçbir işe yaramaz.

6- Umudunuzu Yitirmeyin; Şöyle bir geçmişinizi düşünün. Siz, ”O” olmadan öncede vardınız. O yaşantınıza girmeden önce de yaşıyordunuz. Bunun yeniden olabileceği ile ilgili umudunuzu hiç yitirmeyin. Sizi motive edebilecek pek çok şey var. Aileniz, arkadaşlarınız, belki çocuklarınız, eğitiminiz ya da işiniz. Daha da önemlisi ise geleceğe dair umutlarınız… Bunlar sizin bu acılı süreçte dayanabileceğiniz duvarlar, tutunarak güç alabileceğiniz dallardır.

7- Kendinizden Sorumlu Olun; Bir sabah uyandığınızda size, ”Ben heyecanımı kaybettim” dediyse muhtemelen ilk olarak kendinizi deliler gibi sorgulayacaksınız. Ama hiç yorulmayın çünkü bu onun duygusu. Siz seviyor olabilirsiniz. Siz o heyecanı yaşamaya devam ediyor olabilirsiniz. Siz kendinize onsuz bir gelecek düşünmemiş bile olabilirsiniz. Ancak o bitirmiş bir kere. Ve bu durumun sorumlusu siz değilsiniz. Onun duygu eksikliğinin sorumluluğunu siz üstlenmeyin.

8- Başkalarını Suçlamayın; Size söylemese de heyecanının bitmesi farklı birinin varlığı ile ilgili olabilir. Ya da eşinizin, sevgilinizin yaşantısına arkadaş olarak giren birileri ona farklı ufuklar açmış olabilir. Muhtemelen onları suçluyorsunuz. ”Onlar olmasaydı, biz mutlu bir şekilde devam edecektik” diyorsunuz. Evet, belki de bir süreliğine daha… Ancak o sizi kalbinden çıkarmışsa aslında bunun başkaları ile pekte ilgisi yoktur işin aslında.

9- Gelecekten Korkmayın; Ayrılık çanları çalmaya başladığı zaman insan, ”Peki, şimdi ne olacak, yaşantım nasıl devam edecek?” gibi farklı pek çok kaygı duymaya başlar. Bu kaygı bir süre sonra ise gelecek kaygısına dönüşür. Durun biraz, gelecekte neler olacağını bilmiyorsunuz. Belki de şimdikinden çok daha iyi bir aşka başlayacaksınız. Kendi yaşantınızın efendisi olmayı başarırsanız inanın mutluluğu yakalaman da çok zaman almayacaktır.

10- Kimseyi kendinizden daha çok sevmeyin; Bu ilişkinizden öğrenmeniz gereken bir şey var. Onu canınızı verebilecek kadar, kendinizden vazgeçecek kadar seviyordunuz değil mi? Bu tarz bir sevgi aslında sağlıklı bir sevgi türü değil ne yazık ki. Kendinizi önemsemediğiniz, kendinizi sevmediğiniz nokta da her daim bunu yaşama olasılığınız bulunuyor. Öyleyse önce kendinizi en çok kendinizi sevin. Kimse için benliğinizden, sizi siz yapan özelliklerden vazgeçmeyin.

Aşk acısı da pek çok acıda olduğu gibi insanın kendi istediği kadar yaşadığı bir acı türüdür. Yani, güçlü durup bu acıdan çok kısa sürede kurtulmak ya da uzun yıllar bu acı ile mücadele etmeye uğraşmakta aslında tamamen kişinin kendi elindedir. Sizler de içinizi yakıp kavuran bu acıdan kurtulmak istiyorsanız aşk acısından kurtulmanın yolları ile ilgili maddelerimizi yaşamınıza uygulamaya başlayarak ilk adımı atabilirsiniz.


Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git