Bu Nedir?

Bu Nedir?
23 Aralık 2016 tarihinde eklendi, 2.475 kez okundu.

Hikayemiz bir bağ evinin bahçesinde başlar. Yaşlı baba ve yeni evlenen oğlu bankta oturmaktadırlar.

Baba bahçeyi dalgın gözlerle izlemekte, oğlu ise gazete okumaktadır. Baba birden bir serçe görür ve sorar: “Bu nedir?” Oğlu cevap verir: “SERÇE”. Daha oğlu gazetesini düzeltemeden babası başka bir serçeyi göstererek bir daha sorar : “Bu nedir?” Oğlu kızarak cevap verir: “Serçe ya baba!”

Ve bağdağı taşıran damla gelir. Baba yüksek sesle bağırarak: ” Bu nedir?” diye bağırır; eliyle başka bir serçeyi gösterirken… Oğlu artık dayanamaz: “S-E-R-Ç-E ! İşte SERÇE” diye babasını azarlar.

O an babası kalkar. Eve gider ve bir defterle geri döner. Bir sayfayı açan baba oğluna “yüksek sesle oku!” diyerek bir satırı işaret eder.

O satırda yazanlar….

– Bugün küçük oğlum üç yaşına girdi. Çok istediği için onu parka götürdüm. Orada bana serçeleri göstererek “Bu nedir?” diye yirmibir kere sordu. Her defasında ona sarıldım. Onu ne kadar sevdiğimi söyledim ve “SERÇE” cevabını verdim.

Okumayı bırakan oğlu gözleri yaşlı bir şekilde babasına sarılır.

Biz insanlar çoğu zaman en çok kızdığımız şeyleri kendimiz yaparız. Kendimizi en düşünceli, en bilgili ya da annemizden-babamızdan daha iyi anne-babalar olarak görürüz. Aslında onlardan taşıdığımız izleri ve parçaları dikkatlice baksak görme şansımız var.

Kendi payıma bu hikayeden çıkardığım ders, anneme ve babama oğluma gösterdiğim yumuşaklığı ve özeni göstermem gerektiği ve onlardan taşıdığım izleri unutmama gerektiği oldu…


Yükleniyor...
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git