Diğer

Üniversitedeydim. Ben tesettürlü biri olduğum için erkeklerle pek konuşmuyordum. Benim gibi tesettürlü olan Selma adında bir arkadaşım vardı. O ise buna pek dikkat etmiyordu. Onu çok uyarmıştım dinimizde flört diye bir şey yok, yabancılarla gezip tozma diye. Fakat Selma bildiğini okuyordu. Bir gün bana sana da birini tanıştırayım dedi. Ben “Sakın”...
19 yaşında severek evlenmiştim eşimle. Tanıştıktan 1 yıl sonra birleştirmiştik hayatlarımızı. Evliliğimizin ilk yılları sürekli sürprizler yapıyor, hayatımızı hiç olmadığı kadar dolu dolu ve mutlu yaşıyorduk. Ta ki o güne kadar… Bir gün otururken telefonu çaldı telaş yapmıştı ama pek bir şey anlamamıştım. Aradan bir süre geçti, bu kez bakkala gittiğinde...
Bir gece Rü’yâsında Resûlullah efendimizi gördü. Sevgili Peygamberimiz kendisine sitem ettiler: - Bunca ayrılık yetmedi mi, yâ Bilâl? Hâlâ Kabrimi, ziyâret etmeyecek misin? Zavallı yüreği, duracak hâle geldi. Heyecan ve ter içinde uyandı. Hemen hazırlığa başladı. Şafak sökerken, ince, uzun ve garip deveciğiyle; mübârek Medîne yollarına düştü. Biricik Efendisine yaklaştıkça havayı kokluyor,...
Bir çocuğun elinde iki tane elma varmış. Annesi çocuğa: elmalarından bir tanesini bana verir misin? Demiş. Çocuk elindeki elmaların önce birini, sonra diğerini ısırmış… Annenin dudaklarındaki tebessüm, bir anda donup kalmış. Yüzünden, çocuğunun onu hayal kırıklığına uğrattığı okunuyormuş. Ama çocuk ısırdığı elmalardan birini annesine uzatarak “Al anne! bu daha tatlı” demiş....
Bir zamanlar iki arkadaş çölde yolculuk yapıyorlardı. Yolun bir yerinde aralarında tartışma çıktı ve arkadaşlardan birisi diğerinin yüzüne tokat attı. Tokat yiyen arkadaşın canı yandı, kalbi kırıldı; ama hiçbir şey demedi. Sadece eğilip kuma şunları yazdı: “ Bugün en iyi arkadaşım yüzüme tokat attı. ” Yürümeye devam ettiler. Suları bitmek üzereydi. Neyse...
Onunla tanıştığımızda daha 14 yaşındaydım, o ise benden oldukça yaşlıydı. Hayatına giren ilk kişi değildim son kişide olmayacaktım kuşkusuz. Herkes bu beraberlik için yaşımın çok küçük olduğunu düşünüyordu. Aslında hiçbir zaman yaşınızın uygunluğu söz konusu olmaz böyle bir ilişkide İlk önceleri sadece yakın arkadaşlarımla paylaştım küçük sırrımı. Sadece gönül eğlendiriyordum onunla...
Bir sınıf öğretmeninin öğrencisinin velisine gönderdiği not paylaşım rekoru kırdı... Bütün gün okulda yoğun bir şekilde öğretmenlere maruz kalan bir çocuğun evde başını yaslayacağı anneye, gülüp eğleneceği babaya ihtiyacı vardır. Öğretmen rolüne bürünmüş anne-babayı neylesin çocuk... Bir sınıf öğretmeninin öğrencisinin velisine gönderdiği not paylaşım rekoru kırdı...
Bir Türkle bir Suriyeli kadını evlendirmem için beni davet ettiler. Orada başka bir Suriyeli kadın, 15 yaşındaki kızını bana ikinci eş olarak vermeyi teklif etti. Çok fena oldum, tutuldum, reddetmem çok zor oldu. Nefsim ‘evet’ dememi çok istedi dedi. Bu nasıl bir yaklaşım. İşte Türkiye gerçeği ve devamı... "Karım beni kızdırınca...
Bir gün İbrahim Edhem hazretleri “rahmetullahi aleyh”, sahraya çıkmıştı. Abdest almak için gitti bir kuyu başına. Ve sarkıttı kovasını. Geriye çektiğinde çok şaşırdı. Zira kova “Gümüş”le doluydu. Hemen geri döküp, tekrar daldırdı. Çektiğinde ne görse iyi? Kova “Altın” doluydu bu defa da. Üzülüp, boşalttı onu da. Ve üçüncü defa daldırdı kovayı. Mübarek zat, “Su” beklerken, bu sefer de “Mücevher” çıkmasın...
Adam 3 yaşındaki kızını, gayet pahalı bir hediyelik kaplama kağıdını ziyan ettiği için azarlamıştı. Küçük kız, koskoca bir paket altın yaldızlı kağıdı bir kutuyu eğri büğrü sarmak için kullanmıştı… Küçük kızı, paketi getirip: – ” Bu senin babacığım” dediğinde çok üzüldü. Acaba gereğinden fazla mı tepki göstermişti kızına. Bir gece evvel yaptığından utanarak, kutuyu...
Toplam 25 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345...1020...Son »
Sayfa başına git