Her İhtiyaç Anında Bu Duayı Okuyun

Her İhtiyaç Anında Bu Duayı Okuyun
29 Mayıs 2018 tarihinde eklendi, 614 kez okundu.

İstiğfara devam edeni Allah her türlü sıkıntı ve üzüntüden uzaklaştırır, geçim darlığından da kurtarır, ferahlığa çıkarır, ummadığı yerden rızka kavuşturur” (Nesai)“Her gün sabah akşam yedi defa,

Hasbiyallahu la ilahe illa hu aleyhi tevkkeltü ve hüve Rabbul arşil azim okuyan dünya ve ahiret sıkıntısından kurtulur”(İni Sünni)

“Lâ ilâhe illallah demek 99 belâyı defeder, en aşağısı sıkıntıdır.”

“La havle ve la kuvvete illa billah okumak, 99 derde devadır. Bunların en hafifi sıkıntıdır”(Hakim)

La ilahe illallah kable kulli şey’ in, La ilahe illallah ba’de kulli şey’in, La ilahe illallah yebka Rabbuna ve yefni kullu şey’in” diyen sıkıntudan
kurtulur (Taberani)

“Cuma namazından sonra, İhlas, Felak ve Nas’ı yedişer defa okuyan, bir hafta, kaza, bela ve sıkıntılardan kurtulur” (İ. Sünni)

“Sıkıntı için şu duayı okuyun:

La ilahe illallahulazimulhalim la ilahe illallahu Rabbul Arşilazim la ilahe illallahu Rabbussemavati ve Rabbul erdi Rab bul Arşil kerim” (Müslim)
“Sıkıntıya düşen 7 defa Allah,

Allahu Rabbi, lauşriku bihişey’a desin!” (Nesıii)

Sıkıntı için,

“Allah, Allah Rab buna laşerikeleh” deyin. (Beyheki)Peygamber Efendimiz’in öğrettiği, her türlü sıkıntıyı gideren dua…

Hz. Ali (r.a.) şöyle der:

Resûlullah Efendimiz, başıma bir sıkıntı geldiğinde bana şöyle demeyi öğrettiler:

لَٓا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ الْحَلِيمُ الْكَرِيمُ، سُبْحَانَ اللّٰهِ وَتَبَارَكَ اللّٰهُ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ

«Halîm ve Kerîm olan Allah’tan başka ilâh yoktur. Yüce Arş’ın Rabbi olan Allah’ı her türlü noksan sıfatlardan tenzîh ederim, O ne yüce bir varlıktır. Hamd, Âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur».” (Ahmed, I, 91, 92, 94)

Peygamber Efendimiz’in öğrettiği, ihtiyaç (hacet) anında okunacak dua…

Bir kimse Osman bin Affân’ın (r.a) yanına bir ihtiyacı için sık sık gidiyor, fakat Hz. Osman (r.a) ona iltifat etmiyor, ihtiyacını görmüyordu. Bu kimse Osman bin Huneyf(r.a) ile karşılaştı ve durumu ona şikâyet etti.

İHTİYAÇ İÇİN OKUNACAK DUA

Osman bin Huneyf (r.a) ona şu tavsiyede bulundu:

“–Su kabını getirip abdest al, sonra da mescide giderek iki rekât namaz kıl! Namazın sonunda:

«Allâh’ım, Rahmet Peygamberi olan Nebiyy-i Ekrem’in Muhammed (s.a.v) hürmetine Sen’den istiyor ve Sana yöneliyorum. Ey Muhammed! Şu ihtiyacımın karşılanması için, Sen’i vesîle edinerek Rabbime yöneliyorum. Allâh’ım, O’nu benim için şefâatçi kıl!» diye duâ et ve peşinden ihtiyacını söyle!”

O zât gitti ve kendisine söylenenleri yaptı. Ardından da Osman bin Affân’ın kapısına vardı. Kapıcı onun elinden tuttu, Hz. Osman’ın (r.a.) yanına götürüp oradaki mindere oturttu. Hz. Osman (r.a):

“–İhtiyacın nedir?” diye sordu. O da söyledi. Hz. Osman (r.a) isteğini derhâl yerine getirdi ve:“–Şimdiye kadar bir ihtiyacının olabileceği hiç hatırıma gelmemişti. Bundan sonra bir ihtiyacın olursa hemen bize gel!” dedi.

Murâdına nâil olan zât, Halîfe’nin huzûrundan ayrıldıktan sonra doğruca Osman bin Huneyf’e giderek:

“–Allah seni hayırla mükâfatlandırsın, sen benim için Halîfe ile konuşuncaya kadar o benim ihtiyacımı görmüyor ve bana iltifat etmiyordu.” dedi.

Bu söze şaşıran Osman bin Huneyf (r.a) şöyle dedi:

“–Vallâhi ben Halîfe ile konuşmadım. Lâkin şöyle bir hâdiseye şâhit olmuştum:

Bir âmâ, Re­sû­lullah (s.a.v) Efendimiz’e ge­le­rek:

«–Yâ Resû­lâllah! Allâh’a yal­var da gö­züm­de­ki has­ta­lı­ğı gi­der­sin! Gö­zü­mün kör ol­ma­sı ba­na çok zor ge­li­yor!» de­di.

HACET (İHTİYAÇ) DUASI

Efen­di­miz (s.a.v):

«–Di­ler­sen sab­ret, bu se­nin için da­ha ha­yır­lı­dır.» bu­yur­dular. Âmâ ise:

«–Yâ Resû­lâllah! Be­ni elim­den tu­tup gö­tü­re­cek kim­sem yok. Bu hâl ba­na çok me­şak­kat ve­ri­yor. Lüt­fen göz­le­ri­min açıl­ma­sı içiçin dua edi­niz!» de­yin­ce Pey­gam­ber Efen­di­miz (s.a.v):

Su kabını getir ve ab­dest al! Son­ra iki rekât na­maz kıl! Ar­dın­dan da:

اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ وَأَتَوَجَّهُ إِلَيْكَ بِنَبِيِّكَ مُحَمَّدٍ نَبِيِّ الرَّحْمَةِ. يَا مُحَمَّدُ إِنِّي تَوَجَّهْتُ بِكَ إِلَى رَبِّي فِي حَاجَتِي هٰذِهِ لِتُقْضَى لِيَ

Allâh’ım! Rah­met pey­gam­be­ri olan Ne­biyy-i Ekrem’in Mu­ham­med (s.a.v) ile (O’nun hür­me­ti­ne) Sen’in zâ­tın­dan di­li­yor ve Sa­na yö­ne­li­yo­rum… Yâ Mu­ham­med! İh­ti­ya­cı­mın karşılanması için Se­n’i vesîle edinerek Rab­bi­me yö­ne­li­yo­rum!.. Allâh’ım! O’nu ba­na, şefâat­çi kıl!..” diye duâ et!»buyurdular.

Vallâhi biz henüz ayrılmamıştık, aramızdaki konuşma uzamıştı. Derken o âmâ zât, Efendimiz’in yanına geldi. Sanki onda daha önce hiçbir rahatsızlık yokmuş gibiydi, tamamen iyileşmişti.”[1]

Biz bu duâyı okuyacağımız zaman, “Yâ Muhammed” hitâbı yerine “Yâ Resûlâllah!”dememiz, Allah Resûlü (s.a.v) Efendimiz’e hürmette kusur etmemiş olmak için daha münâsiptir. Fahr-i Kâinât (s.a.v) Efendimiz’in, bu rivâyette ism-i şerîflerini açıkça ifâde etmeleri, o sahâbîye tanıdıkları istisnâî bir cevazdır.Bkz. Tir­mi­zî, De­avât, 118/3578; İbn-i Mâce, İkāme, 189; Nesâî, Kübrâ, VI, 169; Ahmed, IV, 138; Hâ­kim, I, 707-708; Beyhakî,Delâil, V, 464; Heysemî, II, 279.


Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git