”Tartışmanın Da Adabı Mı Olurmuş?” Hep Beraber Bakalım…

”Tartışmanın Da Adabı Mı Olurmuş?” Hep Beraber Bakalım…
28 Mart 2017 tarihinde eklendi, 1.138 kez okundu.

Tartışmasız bir ilişkinin var olması neredeyse imkânsızdır. Çünkü aşkı besleyen, hareketli ve canlı bir ilişki sağlayan en temel olgulardan biri tartışmalardır. Ancak kuşkusuz tartışmanın adabını biliyorsanız! Yaşadığınız tüm tartışmaları ”Bitti bu ilişki” diyerek bitiriyorsanız hiç kuşkunuz olmasın ki birkaç tartışmanın ardından gerçekten bitecektir.

İki farklı yaradılışa, iki farklı kişiliğe ve iki farklı özelliklere sahip iki ayrı bireyin bir ilişkiyi yürütebilmeleri işin özünde çok da kolay değildir. Ancak birbirinin aynı olan bireylerin ilişkilerinin de çok uzun sürmediğini unutmamak gerekir. Çünkü aşk genel olarak bireyin kendinde bulduğu eksiklikleri partneri ile tamamlama isteğidir. Birbirinden farklı bireylerin birbirlerine âşık olma ihtimalleri bu nedenle çok daha yüksektir. Aşk ilişkiye dönüştüğünde birbirinden farklı olan bireyler ilk dönemlerde bocalayabilir. Burada önemli olan birbirlerine üstünlük taslamak değil farklılıklarını kabul ederek birbirlerine anlayış göstermeleridir. Kuşkusuz ki ilişkilerin tümünde farklı tartışmalar, kavgalar ve çatışmalar yaşanmaktadır. Bu krizleri iyi yönetebilmek çok daha heyecanlı, renkli ve tekdüzelikten uzak bir ilişki içerisinde olmanıza olanak tanır. Ancak her tartışmanızın ardından ayrılık cümleleri sarf ediyor, birbiriniz ile kırıcı konuşma konusunda rekabete giriyorsanız geçmiş olsun. Şayet ilişkiniz henüz bitmediyse bile çok kısa süre zarfı içerisinde bitmeye mahkûmdur. Tüm ilişkilerde olduğu gibi birlikteliklerde de bireylerin tartışma adabını bilmeleri ve ona göre davranmaları oldukça önemlidir. İşte, bu nedenle bu yazımızda sizleri için tartışmanın adaplarını paylaşıyoruz.

O sizin düşmanınız değil!

Evlilikte veya birlikteliklerde erkek ve kadın birbirinin düşmanı veya rakibi değil yalnızca tarafıdır. Tartışma esnasında birbirinize farklı siperlerde yer alan düşmanlar gibi savaş açmamanız gerekir. Tehditler, suçlamalar, kişiliği hedef alan saldır ve aşağılamalar, küfürler, hakaretler, alaycı ve yüksek sesle konuşmalar genel olarak ilişkinizi hızlı bir bitişe sürükler. Bu sebeple tartıştığınız kişinin düşmanınız değil sevdiğiniz kişi olduğunu asla unutmamalısınız.

Tartışmalardan korkmayın!

Partneriniz ile fikirleriniz taban tabana zıt olabilir. Farklı partilere oy verebilir ya da farklı takımları tutabilirsiniz. Farklı müzik türlerini sevebilir, farklı filmlerden hoşlanabilirsiniz. Bu durum zaman zaman sizi tartışmalara taşıyabilir. Bu durumda düşüncelerinizi karşılıklı olarak fikir alışverişi şeklinde aktarmanız halinde bu birbirinizden öğrenebileceğiniz çok şey olduğunun göstergesidir ve ilişkilerde oldukça önemli bir yere sahiptir.

Kişilik savaşına girmeyin!

Genel itibari ile çiftler tartışmalarında asıl tartıştıkları konudan uzaklaşarak birbirlerini kişisel olarak suçlamaya başlar. Bu oldukça tehlikelidir. Bu nedenle mümkün olduğunca tartıştığınız konudan uzaklaşmayın. Tartışmanıza sebep olan konu ile ilgili mutlaka uzlaşmanız gerekmez. Ancak konuyu farklı zeminlere taşırsanız aranızda kişilik savaşı çıkar. Çiftlerin bazıları aynı konuyu defalarca tartışsalar dahi herhangi bir sonuca varamayabilmektedir. Bunu bilerek aynı konu hakkında tartışmayı sürdürmek yarardan ziyade ciddi zararlara sebep olur.

Saygınızı kaybetmeyin!

Tartıştığınız zaman karşınızdaki kişinin düşüncesi her ne olursa olsun onun düşüncesini aşağılamamaya özen gösterin. Neticede herkesin kendi doğruları vardır ve o insan yaşadığınız ilişkiye gelene dek pek çok farklı aşamalardan geçmiştir. Partnerinize düşüncesinin yanlış olduğunu uygun bir dil kullanarak anlatmayı tercih edin. Unutmayın bu size göre doğru olmayan bir fikir oysa kendisine göre doğru ve tartışılacak herhangi bir yanı yok. Onun düşüncesini değiştirmektense aksak ve eksik taraflarını paylaşmak ve her koşulda düşüncesine saygılı olduğunuzu hissettirmek çok değerlidir.

Sesinizi yükseltmeyin!

Çiftler tarafından en sık yapılan hata budur. Kendi fikirlerini karşılarındakine kabul ettirmek adına seslerini yükseltirler ve en çok bağıran tarafın karşısındaki bastıracağını düşünürler. Fakat tam aksine genel olarak ses yükseltildiğinde aslında karşı taraf artık kendini kapatma yolunu seçmiştir. Siz bağırarak ne söylerseniz söyleyin o artık sizi duymayacaktır. Eşiniz ya da sevgiliniz yüksek sesle konuşuyor olsa bile siz sesinizi normal tutarsanız o tutumunun yanlış olduğunu görme şansına sahip olacaktır. Unutmayın tartışmalarda sesi en çok yükselen değil anlayışlı olmayı başaran kazanır.

Şiddetten yardım almayın!

Tartışmalarınızda bulunduğunuz ortamları gerilim mekânlarına dönüştürmeyin. Vücut hareketlerinize dikkat edin ve kesinlikle etraftaki objeleri kırıp dökmeyin. Partnerinizi korkutmamalı ve güç gösterisi yaparak onu sindirmeye çalışmamalısınız. Çünkü takındığınız bu tutum aslında şiddetin bir türüdür ve bir ilişkiye şiddet bir kez girdiği zaman artık geri dönülmesi oldukça zordur.

Küsmekten uzak durun!

Her tartışmanızın ardından ağzınızı mühürlüyor ve farklı yataklarda uyumayı mı tercih ediyorsunuz? Ya da tartışmalarınızın ardından kapıyı vurarak çıkıyor ve ”Artık bitti” gibi beylik laflar mı ediyorsunuz? Minik bir tartışmanın ardından bile günlerce konuşmuyor, birbirinizi arayıp sormuyor musunuz? O halde ilişkiniz için kocaman bir geçmiş olsun çünkü bitmesine gerçekten çok az bir zaman kalmış. Unutmayın tartışmanın yapılma nedeni uzlaşma sağlamaktır. İşin temelinde uzlaşamayacağınızı biliyor olmanız dahi uzlaşmanızın bir yoludur. Ancak ufacık nedenlerden dolayı ayrılık kararı vermek büyük bir saçmalıktır. Ayrılıklar aşkı törpülerken ayrıca her ayrılık girişimi ilişkinizde önemli yaralara sebep olacak ve bir süre sonra artık geri dönmek için bir neden bulamayacaksınız. Bu nedenle tartışmalarınızın ardından küsmekten ve ayrılığa sığınmaktan vazgeçin.


Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git